Friday, 31 July 2009

MIU MIU 2010



Beymen indiriminde ayakkabı reyonunda kendimi kaybedip, hiç bir şey bulamamışken, muhteşem platformlu siyah zımbalı bir Miu Miu'ya yapışakalmıştım. Yeni sezon olduğunu öğrenmem tam hayal kırıklığı ve muz kabuğu oldu, ayakkabıyı acaba online bulurmuyum diye gezinirken, 2010 kolleksiyonuna hayran kaldım. Bayıldıklarım yukarıda, ayakkabı ne kadar zarif ve farklı, çanta şekerci dükkanındaymışım ve en büyük şeker de kendisi gibi hissettirdi. Bu arada zımbalı ayakkabıyı bulamadım, görenler varsa help...

MEN'S WORLD



Erkeklerin işi Türkiye'de moda konusunda gerçekten çok zor. Muhafazakar bir yaklaşım var, faklı ve yeni şeyler deneyenler azınlıkta, azınlıkta olmanın sebep olduğu göze batma da heveslileri bile soğutuyor. The Sartorialist'te gördüğüm erkek kombinasyonları o kadar cesur ve farklı ki, bir an keşke İstanbul'da da böyle görüntüler yakalasak dedim.
Bana moda konusunda bize ipucu yok mu diyen beyefendilere ilk yazımla the sartorialist'i izliyin, özellikle italyan erkelerinin başarılı kombinasyonlarını bir parçasını bile uygulasanız farkı yakalarsınız diyorum... Daha detay, daha ayrıntı tip ler ilerleyen günlerde gelecek:)

Wednesday, 29 July 2009

ARMY DE Kİ ROCKER!

Yaz trend raporlarında tanıştığımız, sonbahar raporlarında ana akım olarak karşımıza çıkan bu trende isim vermekte zorlandım:)
VATKALAR, SKINNYLER, DERİ CEKETLER, kadınsı drapelerle, parlak elbiselerle, kat kat pırıl pırıl aksesuarlarla canlanıyor.
BALMAIN bu akımı en iyi yorumlayan ve sahiplenen marka! 80 lerde bu tarzı kullanan Michael'ın zamansız gidişi de bu akımı vurgulayan en önemli olay!
Ben şimdiden parçalar toplamaya başladım. Size de tavsiyem sonbaharda bu akımı es geçmeyin.

Tuesday, 28 July 2009

BU HERMIONE Mİ?!


Hermione, Harry Potter'ın en yakın arkadaşlarından biri. 13-14 yaşlarında, nerd, çalışkan muggle bir wizard öğrencisi, bakın nasıl bir rock chick olmuş! Chanel büyüsü de bu olsa gerek. Elle UK'in Ağustos kapağına çıkan Emma Watson'ı bundan sonraki seride aynı karakterde izlemek bu resimlerle çok daha zor olacak.

Monday, 27 July 2009

DOLCE & GABBANA


Ustalar yeni sezonda yine yapmış yapacaklarını, üstteki benzeri drapeli elbiseler bence kolleksiyonun hit parçaları.

Sunday, 26 July 2009

ISABEL MARANT


Şık ve günlük giyimin son zamanlarda gördüğüm en iyi mixi. Son defile videosu official sitesinde mevcut. Ne yazık ki internetten satışı yok, edinmek için yurtdışı ya da giden birilerini bulmak şart.

Saturday, 25 July 2009

HOT & SWEET WEEKEND



Teknik aksaklıklar nedeni ile 2 hafta ara vermek zorunda kaldım. Sanırım alışkanlık oturana, sorunlar çözülene kadar böyle kısa araları tüm blog sahipleri yaşıyordur.
Bugüne gelirsek...Uzun zamandır yaşanan İstanbul'un en sıcak gününde bizim mahalledeydik(Nişantaş), 3 kız kendimizi sokaklara vurduk. Önce Tatbak'ta bozulan rejimler sonra size daha önce bahsettiğim biçki dikişci Kaan'a ziyaret ve prova ardından, indirim sonrası taze taze yeni sezon bakınmaca..
Zara'dan bir ayakkabı ve Karmen'den 2 küpe günün karı ve zararıydı. Zara'da yeni sezon ayakkabilara bayıldım kaçırmadan alın derim.

Saturday, 11 July 2009

TWENTY8TWELVE



Sienna Miller'ın ablası Savannah ile sektöre girdiğini ilk duyduğumda çok sevinmiştim. Ancak kolleksiyon çıkıp ta mağazalarda yerini aldığında büyük bir hayal kırıklığı olmuştu. Sienna'dan bir iz taşımıyordu, belki bir kaç elbise olabilir ama Sienna'yı kolleksiyonda görememiştim. İsmini verdi, ablasını destekledi diye düşünmüştüm. Hatta promosyon amaçlı TWENTY8TWELVE giydiğinde kendi stilini de tehlikeye attı. Ancak son ilkbahar-yaz 2009 kolleksiyonu gerçekten beni şaşırttı. Sonbahar- Kış kolleksiyonunun da baya iyi olacağı müjdesini Sienna MTV 2009 Movie Awards töreninde giydiği yeşil elbise ile gösterdi. Türkiye'de Harvey Nichols bu markaya ev sahipliği yapıyordu ancak el değiştirdiğinde bu sezon göremedim. Vakko ve Vakkorama'larda, İstinyePark'taki Aquaverde'de tüm kolleksiyonu olmasa da bazı parçaları yakalamak mümkün.
Beğendiğim bir kaç parçayı ve Sienna'yı 28.12 elbisesiyle ama tüm kolleksiyona TWENTY8TWELVE web sitesinden bakın derim.

Wednesday, 8 July 2009

TERZİLER GERİ DÖNÜYOR




Kriz yüzünden stil sahibi olmanın ekonomik yolları aranırken, anneannelerimizin terzilerine nur yağdı.
Ekonomik olmanın yanı sıra, yaratıcılığınızın sınırlarını zorlamak, kendi çizginizi yaratmak, muhteşem Türk kumaşları ile fark yaratan sonuçlara ulaşmak elinizde. Yeter ki terziniz iyi bir sanatçı olsun.
Anneannenizin terzisi demişken, yeni jenerasyon yetişmiş ve eskilere taş çıkartıyor, takip ettiğimiz yabancı designerarın özel parçalarıyla bile rekabet eder parçalar çıkarabiliyorlar.
Ben birini tanıyorum Kaan, Valikonağı caddesinde D&R'ın biraz aşağısında ve karşısındaki pasajda 1. katta Terzi Mehmet'in yanında çalışıyor. Bu yetenekli çocuğun çıkarttığı işlere inanamayacaksınız. Kumaşlar için ise anadolu yakasında ki eski salı pazarında Beymen'in Vakko'nun kullandığı kumaş toplarının kalanlarını bulmak mümkün ve tabii ki mısır çarşısı çevresindeki kumaşçılar derya deniz.

Sunday, 5 July 2009

MİNİ MİNİ







Miniler iyiki geri geldi, en hit hali ile nasıl/kimler giymeli?

  • Mini demek, diz kapağından en az 8 parmak yukarıda demek, aşağıdaki önerileri ona göre değerlendirin,

  • Şık kombinler için etektense şort veya bandage elbiseleri tercih edin, 10 adım öne geçin,

  • Uzun ve ince sınıfına giren bacaklarınız yoksa, babetlerle ve sandaletlerle sadece tatil bölgelerinde kullanın,

  • Dar kesim, uzun bir ceket ve yüksek topuklarla kombinler, üst bölgeyi incecik göstermek için birebirdir(ince ve uzun kuralı burada da must!)

  • Gerçekler acıdır: İnce olmayan, oran problemli bacaklara sahipseniz, miniler sizi cazibesine alsa da, ispanyol kesim jeanlerden, yerlere kadar ifil ifil elbiselerden vazgeçmeyin derim.

Ve bir kaç güzel örnek yukarıda...




Saturday, 4 July 2009

OFİSTE FARK YARATMAK


Ofiste fark yaratmak, hem iş çerçevesinde giyinip hem de sürüden ayrı olmak, sınırları zorlamayı ve risk almayı gerektiriyor. 6 senelik iş hayatımda Türk ofis hayatı için forma haline gelmiş markalardan hep kaçındım: Network, alt markası Fabrika, Beymen Club...
Ancak Network QUE ile bu yeminimi bozdu. İşimi çok kolaylaştırdı.
Ofis çizgisinde ama fark yaratan detayları olan çok güzel tasarımları var. Klasik olmayan, çizgi dışı etek ceket kombinleri, gömlekleri, ceketleri ile fark yaratmak kolaylaşıyor. İlk denemem resimdeki gömlekti, beyaz deri ceketi de uzun yaz elbiseler ile değerlendireceğim. QUE nedir, nerdedir derseniz: Arzu Kaprol ve Network'ün çok başarılı işbirliğiyle post modern tasarımlar ve yüksek kalite materyallerin bizlerle buluşması.




Friday, 3 July 2009

ÇABASIZ ŞIKLIK








Nadiren başarabilsem de en sevdiğim şey.
Bu konuda kafayı biraz patlatınca bir kaç ipucu edindim aslında:
  1. Kült/Değerli bir anahtar parça, (genelde ayakkabı ya da çanta, deri ceket...)
  2. Anahtar parçaya eşlik eden klasik ya da basit, sıradan tamamlayıcılar, (beyaz basic ya da halter t-shirt, beyaz gömlek, navy jean..)
  3. Zaman zaman az aksesuar, hatta bazen yersiz aksesuar, yeri olduğunda da aksine aksesuarsız,
  4. Bakımlı ve sağlıklı ama özensiz, doğal saçlar (özellikle yapısız, fönsüz, kuafor eli degmemiş)
  5. "Soluk benizli" dedirtmeyecek, ama "makyajsız da güzel"dedirtecek kadar makyaj.



LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...