Showing posts with label 2009 Fall. Show all posts
Showing posts with label 2009 Fall. Show all posts

Tuesday, 6 October 2009

TOP 10 ESSENTIALS FOR FALL'09

Tüm Ekim/ Eylül yayınlarınnı okuduktan, Londra seyahatinden ve İstanbul gözlemlerinden sonra sıra bu sonbaharın Top 10 anahtar parçasını açıklamaya geldi.

After reading all september and october magazines, London visit and Istanbul observations, It's time to announce Top 10 key items of the fall 2009.


1- Bigger and The Biggest Shoulders:
Bulabileceğin yerler/ You can find @ Beymen, Harvey Nichols, Topshop, Zara, Bershka.






2- Ankle Boots:
Bulabileceğin yerler/ You can find @ Beymen, Harvey Nichols, Vetrina, Topshop,
Zara, Nine West.
Siena's boots are Isabella Marant.

3- Anything sequined:
Bulabileceğin yerler/ You can find @ Topshop, Zara.
Olivia's jacket is Topshop.

4- Shorts (with socks overknee or leggings):
Bulabileceğin yerler/ You can find @ Topshop, Pull&Bear, Zara, Calzedonia for
socks


5- Chain@ jewels, bags, shoes and any accessories:
Bulabileceğin yerler/ You can find @Yargıcı, Karmen, Topshop, Pull&Bear,
Harvey Nichols for Chanel:)

6- Stripes:
Bulabileceğin yerler/ You can find @Zara, Pull& Bear, Mavi, Topshop.


7- 80's Blazer Jacket:
Bulabileceğin Yerler:/ You can find @ Zara, Topshop, Banana Republic.

8- Ripped Jeans:

Bulabileceğin yerler/ You can find @Mavi, Vakkorama, Beymen Blender,

Topshop.


9- Biker Boots and Jackets:
Bulabileceğin Yerler:/You can find @ Harvey Nichols, Beymen, TopShop, Zara,
Pull&Bear, Bershka
Siena's boots are Russel & Broomley and Jacket is Twenty8Twelve.

10- Oxford Lace-ups and Babets as flatters:
Bulabileceğin yerler: /You can find @Beymen Blender, TopShop, Pull&Bear,
Bershka.
Siena's are Christian Loubotin.

Monday, 21 September 2009

GIRLS' NIGHT OUT






Çok yakın 2 arkadaşımla spontane bir program yaptık. Dedikodu, şarap ve super tatlılar ile gecemiz çok keyifliydi.

Trenchcoat: Zara,
Hırka/ Cardi: Mango,
Tunic: Utban Outfitters,
Çoraplar/Socks: Calzedonia,
Çanta/Bag: Longchamp,
Babets: LV,
Toka/Hair accessories: Yargici (a turkish local brand)

3 girls, I, P. and D. went out tonight spontaneously. Some gossipping, wine and delicious desserts made our night.

Sunday, 20 September 2009

RAIN, NISANTAS, CAFE LATTE, STRAWBERRY PIE, LAZYNESS,CHAI LATTE, LAZYNESS AGAIN, TURKISH TEA AND MY LOVE AND LAZYNESS....






Kot ceket/Jean Moto Jacket: Pull and Bear,
Elbise/Dress: Zara,
Çoraplar/Socks: Calzedonia,
Babets: Mango,
Clutch: LV,
Gözlük/Sunglasses: Chanel

Saturday, 19 September 2009

THE SUNNY FALL


Hırka/ Cardi: Mango
Tunik/ Tunic: Topshop
Etek/ Skirt: Bershka
Çizme/ High Boot: İnci
Çanta/ Clutch: LV
Çorap/Socks: Mango

Thursday, 17 September 2009

AH LONDON LONDON




Ne kadar çok özledim... Bir taraftan londra demek benim için kardeş demek, 1,5 senedir kardeşimi de göremedim, Londra'yı da ve bayram sonrası uzun bir aradan sonra gidiyorum. Bu gidişim aynı zamanda London Fashion Weekend' e de denk geliyor. Bir taraftan LFW09 a katılacağım, bir taraftan sizlere yazıcak yeni stil vahaları, yeni butikler araştırıyorum. Hazırlıklara başladım anlayacağınız. Bu nedenle gidişim öncesi ve sonrası derken muhtemelen bir 10 günlük konseptimiz so British olacak:) Umarım hoşunuza gider.


Bu hazırlıklar içinde Vakkorama'dan çok ilgili bir haber aldım, Ben Sherman İngiliz sokak modasının temsilcilerinden, Vakkorama'ya özel bu sonbahar kış sezonunda koleksiyon çalışmış. Vakkorama web sitesi ne yazık ki her zamanki gibi çalışmıyor, mağazada göreceğim koleksiyonu ama fikir almak için buyrun Ben Sherman.

I missed London sooo much. First of all London means my brother to me whom I haven't seen for 1,5 years. Eventually I will be in London from 23th till 27th visiting my brother and attending the London Fashion Weekend 2009 in search of new style oasis's and different boutiques.
Because of all: before, during and after trip, the concept will probably be all British for the next 10 days.

And today I got a message from Vakkorama with a similar theme about Ben Sherman who is the rep of british street style and whose made a special collection for Vakkorama. Vakkorama web site doesn't work as usual but you can look at Ben Sherman to have an idea.

Sunday, 13 September 2009

THE SOCKS





Havalar soğuyup, yağmurlar yağıp etrafı sular seller alınca, 30'lu derecelerden bir günde 20'li hatta 10'lu derecelere inince, bir şaşırdık. Çizmeleri çıkarmamak için cumartesiye kadar inat ettim ve geçen sezon Calzedonia'dan edindiğim diz altı çoraplarım üstüne ayakkabılarımla idare ettim, tamamen geçen senenin modasını hava nedeni ve bu kullanımı görüntü itibari ile çok sevmem nedeni ile uyguladım ama beklemediğim kadar iltifat aldım. Bu gün nette dolaşırken gördüm ki bu akımı ben çabuk harcamışım. Alexander Wang yeni sezon defilesinden görüntüler yukarıda, geriye kalan 39 parçayı görmek için tıklayın. Benim kombinasyonumu içime sinen kareler çekebildiğimde, toplu bir dolap çekimi sonrası sizlerle paylaşacağım.

Monday, 31 August 2009

TIME TO DIG INTO THE MAGS


































Dergiler... Nasıl anlatsam, nerden başlasam:) Stilize'ye de sebep olan onlar aslında, hastalık mı demeli, ne demeli, 29 yaşında moda ile profesyonel olarak ilgilenmeyen biri olarak baya kuvvetli bir dergi arşivim var. İlk göz ağrım Harper's Bazaar, 97'den itibaren her sayısı var ne eder, 12 X12= 144, Türkiye basımı ilk çıktıkları seneden itibaren ELLE ve Instyle, bir de çalışma hayatı ve biricik kardeşim O. nun Londra'ya taşınması ile son 5 senedir Voque UK. (Vogue Turkiye geliyor portföyüme eklesemde, UK alınmaya devam eder.)Bunlar düzenli takip edilenler, arada sırada alınanlar var ki: Elle UK, Glamour UK, Marie Claire UK.
Eylül sayıları çıktı:) En sevdiğim zamanları, ilk kapakları açış, ay boyunca tekrar tekrar bakılacak sayfalara ilk dokunuş.
Buyrun bakalım sonbahar 2009'ın nasıl geçeceğine dair ipuçları...

Not: Bu kadar dergi nerede derseniz, Ankara'da ki odamda 2003 e kadar ki arşiv duruyor, her gittiğimde büyük heyecanla bakıyorum, sonrası da evin her köşesinde... Hayalim ev sahibi olduğumda, tavanlara kadar bu dergileri tarih sıralamasına göre düzenleyebileceğim bir kütüphanede saklamak ve her an ulaşabilmek, başka önerileri olan? Siz napıyorsunuz?

Saturday, 29 August 2009

IFD Final

Ben;
Kot ceket: Pull%Bear, bu sezon,
İç yeşil sırtı açık top: Network
Beyaz şort: Pull&Bear,
Sandals: Zara,
Zincir kolye: Karmen özel sipariş,
Clutch: Armani

Elbiseler: Özgür Masur.
























Yelek: H&M, Gömlek: Zara, Tayt çoraplar: Yurtdışı, Booties: Pedro Garcia


Tunik: Anneden kalma, Sarı Clutch: Londra'da bir butikten vintage, Botlar: Mango bu sezon
LOVE kolye: TOPSHOP bu sezon, Kolye: 2 kolyenin birleştirilmesi ile sahibinin tasarımı.

Final güzeldi... 19 gibi ordaydık, kalabalık baya hareketli ve renkliydi ama standların hemen toplanması çok yazık oldu. Hakan Yıldırım defilesine kadar kalsalardı keşke, bakmaya doyamadım. Defile bende hayal kırıklığı yarattı....IFD'nin ilk 3 tasarımcı sıralamama, en sevdiklerimden biri olmasına rağmen Hakan Yıldırım'ı alamayacağım:
  1. Arzu Kaprol defilesi, (stand ve defile başka başkaydı)
  2. Özgür Masur,
  3. Gamze Saraçoğlu
Tüm etkinliğin favori parçası Özgür Masur mor elbiseyi bugün çekebildik.
Bugünün en büyük hediyesi tanştığım güzel inanlardı. Dilan outfiti, özellikle botları ve çantasıyla önce dikkatimi çekti, meğer Stilize'yi de biliyormuş:) Tanışmış olduk, kendisi Londra'dan yeni dönmüş ve çok başarılı bir moda fotoğrafçısı. Gamze ise dergi editörü, eşi tanıdık çıkınca konuşmaya başladık, takıları ile yukarıda misafirimiz.
İsmini öğrenmeyi unuttuğum ve resimlerini paylaştğım son kişi: isimsiz hoş bayanın seçim ve kombinasyonu kalabalık içinde ayırtediliyordu.

Topluluğun son gün ki durumunu özetlersem, çok daha tarz sahibi, rengarenk ve cosmopolitti. En belirleyici unsuru, bu işlerle alakası olmayan arkadaşım B. güzel özetledi. Ayakkabılar gerçekten çok iyiydi, ayaklara bakmaktan kafamı yukarı kaldıramadım.


Friday, 28 August 2009

IFD 2nd DAY





























































2. günümde tek başımayım, yine 18:30 da giriş yapabildim. Bugün daha hareketliydi, cumanın etkisi diyorum. Standları tekrar gezdikten sonra Bahar Korçan'ın defilesine girdim. Bu sefer hem makinam yanımdaydı hem de yeirm daha iyiydi, keşke E. nin makinesini alsaymışım... Koca aleti taşımaya üşenince, resimlerinkalitesi düştü:(
Peki 2. günün notları:
  • Bahar Korçan, eh... hep aynı hikaye, hep aynı şarkı, hep aynı espri gibi... Farklı hikayeler, şarkılar duymak istiyor insan.
  • Topluluk, daha hareketli ve daha canlıydı, bu kalabalık Istanbul sokaklarında neden görünmüyorlar? Evet yabancılar da çoğunluktaydı ama ya gerı kalanları? Avluda otururken, bir ara kendimi Covent Garden'da gibi hissettim...
  • Bu organizasyona yiyecek ve içecek ürünleri ile katılan okadar az marka vardı ki, pazarlamacı tarafım duramadı. Örneğin Magnum olup da bu etkinliği nasıl kaçırırsın. Doğru hedef kitle, doğru zaman, doğru yer.
Resim1: Kotla kot giyemem derdim sözümü geri almalıyım, baya beğendim.Resim2:MaviJeans; Az ama Öz mü?, Resim3: Özgür Masur tabiki..., Resim4: Bahar Korçan defilesi,
Yarın da Taşkışla'dayım, Hakan Yıldırım'ı defilesinden sonra anlatacağım.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...